17 Ocak 2011 Pazartesi

Çocuklarda Utangaçlık

     Utanmak her insanda bulunan bir duygudur, ancak kimi insan bu duyguyu hayatında fazlasıyla yaşarken kimi insan ise çok nadir bu duyguyu yaşar. Bu duyguyu oldukça yoğun yaşayan insan hayatlarının bu duygu çerçevesinde şekillendirir ve ona yaşamaya başlar. Bu durumun sonucunda bu kişiler toplumdan soyutlanmaya başlar ve kendi iç dünyalarına çekilirler.

     Çocuklara erken yaşlarda kazandırılan sosyal becerilerle çocukların utanma duygularını azaltabiliriz. Ancak unutmamalıyız ki, utangaçlık hayat boyu devam eden bir duygu, bu nedenle utanma problemi için yapacağımız her türlü tedavi ve destekleme bu problemi ortadan kaldırmamıza yaramaz sadece duygunun yoğunluk seviyesini azaltmaya yarar.

     Utangaç çocuğa yönelik olarak ilk adım ailede atılır. Nedeni ne olursa olsun, utangaç çocuğun kendine güveni eksiktir. Başarısız ve beceriksiz olduğunu ve günlük hayatın onun bu inancını doğru çıkaracak tuzaklarla dolu olduğunu düşünür. Kendini rahat hissetmesi gereken yuvasında kimliğine yönelik her hangi bir tehdit olmamalıdır. Utangaçlığının altında yatan nedenleri dürüstçe sorgulayın. Kendi sosyal ilişkilerinizi ve rollerinizi de gözden geçirin. Çocuğunuz sizi örnek alıyor olabilir. Onu eleştirmeyin. Kendini o kadar değersiz ve yetersiz hisseder ki, ona yapacağınız her olumsuz eleştiriyi sorgusuz kabul eder. Benlik saygısını artıracak başka özelliklerini gündeme getirin.

     Utangaçlık konusunu - özellikle aile dışından insanlarla - sohbet konusu yapmayın. Unutmayın ki, utangaçlık zaten "başka" insanlarla aynı ortamda bulunduğunda ortaya çıkar. Değişik sosyal ve kültürel ortamlarda bulunması ve yeteneklerini tanıyıp geliştirmesini sağlayın. Kendisi ile gurur duyacağı etkinlikler ve beceriler edinmesine çalışın. Sosyal yaşamla ilişkileri düzelmeye başladığında, çok abartmadan zaferini kutlayın. Mutluluğunu paylaşın. Çocuğunuzun öğretmeni ile mutlaka etkileşim içinde bulunun. Öğretmen sizin sosyal hayatta - okulda- en önemli temsilcinizdir. Çocuğunuzun sosyal grup içindeki konumunu güçlendirecek, gerilimi azaltacak başroldeki kişidir. Çocuğunuzu akran grubu içinde gözleyecek ve büyük olasılıkla sorunu ilk tespit edecek kişidir. Çocuktaki yalnızlığı fark ettiğinden, doğal yollarla grup üyesi olmasını sağlayacaktır. Çocuğun iyi olduğu konularda takdir edilmesine yönelik girişimlerde bulunarak, güvenini artıracaktır. Kaldırabileceği ağırlıkta çeşitli sorumluluklar vererek, arkadaşları tarafından sosyal kabul görmesini sağlayacaktır.
     Utangaç çocuğu fazla zorlamak da doğru değildir. Belki anne, çocuğunun tıpkı kendisine benzediğini düşünür ve de onu kendisinin yaşadığı sıkıntılardan kurtarmak için acil önlem almak ister. Belki baba, çocuğunun utangaç olmasının, ilerde başarı sağlamasını engelleceğine hükmeder ve çocuğun bir an önce utangaçlıktan kurtulması için hemen önlem almaya bakar. Bazı çocuklar gürültü koku, dokunma, yeni yüzler ve günlük alışılmış programda yapılan değişikliklerden çekinebilirler.Çocuk yeni bir ortama gireceği zaman onun karşısında bulduğu yeniliklere alışmasına yardım edilmeli. Örneğin altı yaşında bir çocuk bir doğum günü partisine katılacaksa, çocuğun yeni arkadaşlarına uyum sağlaması için partinin yapıldığı yere biraz erken götürmeli. Diğer çocuklar geldikçe, o da yeni yüzlerle teker teker tanışıp kaynaşma olanağı bulur.



                                                                                          



                                                                  http://www.bebek.com/        17/01/2011
                                                                  http://www.kadinlaricin.net/   17/01/2011
                                                                  http://www.forumpaylas.net/  17/01/2011

14 Ocak 2011 Cuma

1-3 Yaş Grubu Beslenmesi




     Her gün yarım litre süt çocuklara verilmelidir. Süt her şekilde verilebilir. Sütün içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için çok önemlidir. 25 gram peynirde de 200 gram sütteki kadar kalsiyum vardır.Her gün et ve baklagillerden bir ikisi beslenme listesinde bulunmalıdır.Her gün bir yumurta yedirilmelidir. Düzenli et verilen çocuklara gün aşırı olabilir.Günde bir ya da iki kez sebze verilmelidir. Günde bir iki kez meyve yenmelidir. Fazladan bir öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Meyve suları da meyvenin yerine geçebilir.  Günde bir iki kez nişastalı besinler ve üç dilim ekmek beslenme listesinde bulunmalıdır.Çocuklara olabildiğince erken dönemde kendi kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri öğretilmelidir. Her çeşit şekerleme, pasta, kek, dondurma sık sık verilmemesi gereken yiyeceklerdir. Öğünler arasında çocuğa şekerleme vermek iştahı azaltarak yetersiz beslenmeye yol açtığı gibi diş çürüklerinin de önde gelen nedenidir.

     Çay ve kahve verilmesi içerdikleri uyarıcı maddeler nedeniyle sinirliliğe yol açtığından bu içecekleri çocuklara hiç tattırmamak en iyisidir.Bu dönemde çocuklar ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilmelidirler. 1,5 - 2 yaşına gelen çocuğun bir diş fırçası olmalı, macunsuz olarak fırçalama eğitimi verilmelidir. Üç yaştan itibaren diş macunu kullanmaya başlanabilir.

                  4-5 Yaş Grubu Beslenmesi




     Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır. Bu besin grupları süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllardan oluşmaktadır. Yapılan fiziksel aktivite göz önünde bulundurularak çocukların günlük beslenme düzeni ayarlanmalıdır. 

     Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta kahvaltı yapma alışkanlığının oluşturulmasıdır. 1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez-bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır
     Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat, protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba – pilav – makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1 gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği, bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir.



     Çocuklar genellikle renkli yiyecekleri severler.Bu nedenle özellikle et yedirmekte zorlanıyorsanız köftesini sebzelerle karışık pişirebilirsiniz veya tabağını renkli biberlerle,havuçla süsleyebilirisiniz. Ancak çocuklar çoğu zaman ailenin beslenme alışkanlıklarını örnek alırlar. Örneğin akşam yemeği için çocuğunuza etli bezelye gibi yemekler yapıyor ama siz bu yemeği sevmediğinizi söylüyorsanız O da yemeyecektir. Bu yüzden özellikle yemek seçen çocuğunuzla beraber sofraya oturmaya ve aynı yemekten yemeye özen göstermelisiniz                 

                                  http://www.meleklermekani.com/ 14/01/2011
                                  www.kurumsalhaberler.com/        14/01/2011